YUKARI
Uluslararası patentli cilt bakım ürünleri
ANA SAYFA > KURUMSAL > TÜRK MUCİT ŞEBNEM ÖZEN KİMDİR?
SEBİ PHARMA YÖNETİM KURULU BAŞKANI & TÜRK MUCİT

ŞEBNEM ÖZEN 

KİMDİR?

Her şey daha çok küçükken annemin kuaföründe başladı.Annem kendisine gelen bayanları bilgisiyle, becerisiyle, yetenekleriyle hep güzelleştiriyor, ünü İzmir'e dahi yayılıyordu. Orada daha bebek denilecek yaştayken, annemin bayanları nasıl güzelleştirdiğini görmeyi, nasıl övgü dolu sözler aldığını hep anımsarım. Kozmetik tutkum 9 lu yaşlarda başladı. Henüz çocuk yaşımda bütün kimyasalların içeriklerini deterjan kutularında dahi okuyordum. Büyüdükçe daha da merakım arttı ve bilgilenmeye devam ettim. Ergenlik dönemimde , herkesin yaşadığı gibi o sinir bozucu sivilceler çıkana kadar. 1980 li yılların başında gazetelerin eklerinde ''Cilt problemlerine bitkisel çözümler'' adı altında makalelere rastladım ve bu yazıları sürekli okumaya başladım. Kolaylıkla her aktarda bulunabilecek doğal yağlarla ve mutfakta bulunan malzemelerle hazırlanan karışımların faydalarından bahsediliyordu.

13 yaşındayken, evimizin altındaki parfümeriden ''kızım bu senin yaşına uygun değil'' demesine rağmen ısrarla iyi gelir ümidiyle krem aldığımı hatırlıyorum. Parfümerimiz Can Ağabey, her gün benim ısrarlarıma, inadıma karşı ''o sana uygun değil, bu sana uygun değil'' diyerek beni başından savmaya çalışıyordu. Bir gün Can Ağabey dükkanın kapısından beni gördü ve seslendi ''müjde!!! Elimde bir jel temizleyici var, bu sana uygun'' dedi. Koşarak gittim ve jeli aldım. Eve nasıl çıktığımı, yüzümü nasıl temizleyip hemen kullanmaya başladığımı anlatamam size. Ürünü kullanmaya başladıktan 1 hafta sonra sivilcelerime karşı iyi geldiğini fark ettim. Fakat fark ettiğim başka bir konuda cildimin hassas oluşu ve bununla beraber ürünü kullandıkça yüzümün tahriş olduğu ve kızarmaya başladığıydı. Can Ağabey e gidip durumu anlattım. Üründen vazgeçmek istemediğimi, sivilcelerime iyi geldiğini fakat cildimi tahriş ettiğini anlattım. ''Sana jel olmuyor, süt vermem lazım . Ama bu seferde sivilce yapar, veremem'' dedi. Yalvar yakar aldım elinden. Aklıma ilk parlak fikrim gelmişti. Jel ve sütü karıştırmaya karar verdim. Her gün ayrı ölçülerde karıştırıyordum. Sonunda ''EVREKA!!!'›

Kısa sürede iki ürünün içeriklerini okumaya, anlamaya çalıştım. Fark ettim ki içeriğindeki maddeler hakkında bilgi edindikçe kendi cildime ne iyi geliyor öğrenebiliyordum. Araştırma yaptıkça, öğrendikçe merak ediyor daha fazlası için araştırıyordum. Formülleri önce karıştırmayla elde ediyordum. Fakat karışımlarım cildime iyi gelecek hale getirene kadar en az 50 versiyon deniyordum.

Üniversite eğitimini tamamladıktan sonra 1 yıl Taç Reklam Ajansı'nda çalıştım. Benden çok memnunlardı. Ama ben memnun değildim. Genel olarak bir yerde çalışmayı mı sevmiyordum yoksa hobim olan kremlerle geçirdiğim vakit beni daha çok mu memnun ediyordu bilmiyorum ama işten ayrılmaya karar verdim.

Bir yıl sonra sevgili eşimle evlendim ve biricik kızım Nehir dünyaya geldi. Onu 3 yaşına getirene kadar ev hanımı idim. Bir yandan da kozmetik formüllerine karşı olan ilgimde büyüyordu. Hiç durmadan okuyordum. Ansiklopedilerden, o yetmedi internetten. Deli gibi formüllerle uğraşıyordum. Evdeki mutfağım küçük ama benim için olağanüstü bir laboratuvar olmuştu. Gerekli ekipmanlarımı da almıştım. Giderek ustalaşmaya başlamıştım.

30 lu yaşlarıma gelmiştim. Bu seferde ilk yaşlanma belirtileri ortaya çıktı. Araştırmalarım devam etti, denemelerim de. Dikkatimi çeken bir şey vardı. Sıradan formüllerde de iyi formüllerde de diştik su veya mineralli su kullanılıyordu. Hep düşündüm. Sonunda patentini alabileceğim formülü (sıradışı) oluşturdum. Kendime güvenim tamdı. Gerçek bir buluştu ve işe yarıyordu. Böylelikle Ege Üniversitesi AR-GE FAR serüvenim başlıyordu.

İsmim ve başarım fısıltı gazetesi ile yayılmaya başlamıştı. Bana ve ürünlerime bir çok iltifat, bir çok unvan yakıştırdılar sağolsunlar. Bana yakıştırılan bir çok unvan arasından ben ''dönüştüren'' anlamına gelen simyacıyı beğendim ve 2012 yılında bana takılan simyacı 'lakabını' ismimle özdeşleşen 'sebi' ile birleştirerek SebiSimyacı markasını oluşturdum. SebiSimyacı anti aging krem formülünde bulunan*Sebisu ve *Sebiyağ benim patentli bileşimlerimdir.

Formül tutkum hararetle devam ediyor. Daha piyasaya çıkmayı bekleyen, işler vaziyette birçok formülüm bulunmakta. Araştırmalarım ben ölene dek devam edecek. Çünkü biliyorum ki benim formül tutkum, yeni birşeyler yaratma aşkım asla dinmeyecek.

Amacım , bana güvenen ve formüllerimi alan tüm insanların güvenini ve ümidini boşa çıkarmamak, başarılarıma hergün bir yenisini eklemektir.

Bana ciltlerini ve yüzlerini teslim eden herkese teşekkür ediyorum...
bankalar
158 ms