Kadın ve Sağlık

MODA DİYETLERLE ZAYIFLIK OLMAZ

Beslenmenin insan sağlığı üzerindeki etkisi 19. yüzyıl sonlarında yapılan çalışmalarla anlaşılmaya başlanmıştır. Hastaların ilk diyet planları doktorlar tarafından belirlenmiş, diyete uyum sağlanması ise hemşireler aracılığıyla gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. 1899 yılında ABD’de Diyetisyen unvanı ile yeni bir meslek tanımı yapılmıştır. Türkiye’de diyetisyenlik eğitimi ise 1962 yılında Hacettepe Üniversitesinde başlamıştır.

Günümüzde “Moda Diyeti” olarak isimlendirilen ve dillerde dolaşan uygulamalar ise yeni bir akım başlatmış ve irdelenmesi gereken soruları meydana çıkarmıştır: ne kadar sağlıklı, ne denli gerçek?

Belirli bir süre bir şeye karşı toplumca gösterilen aşırı, yaygın düşkünlük” anlamına gelen “moda” kavramı, sağlık ile ilgili noktalara temas ettiğinden beri önü alınamaz hatalara sebebiyet vermeye başladı. Yeni imal edilmiş bir araba, giysi, ayakkabı, saç, makyaj, gözlük gibi birçok ihtiyaç unsuru pazarlanmak için görsel ve işitsel medya aracılığıyla kitlelere empoze edildi. Kitlelerin hayranı olduğu ünlüler ise kullandıkları materyalleri dolaylı yollarla insanlara pazarladı. Peki, diyetin moda olması veyahut modanın sağlığa uzanması ne kadar doğru?

Moda diyetler gerçekte kullanıma etkisi olmayan, kişilerin bulundukları psikolojik buhrandan nemalanarak ortaya atılan sloganlardan ibarettir. Her yaz öncesi bu sloganlar vasıtasıyla daha ince bir beden, daha sıkı bir vücut oluşturulabileceği ileri sürülmektedir. Asırlardır süren bilimsel çalışmaların aksine ünlülerin kullandıkları zayıflama ürünleri, bloggerlar tarafından uzun uzun övülen mucize dokunuşlar daha fazla ilgi görmekte, zihinlerde durulmayan gelgitler yaratılmaktadır.  Oysaki iletilen yanlış bilgiler kişileri sağlıksız uygulamalara yönlendirmektedir. Bu diyetlerle kısa sürede kilo verdiğini zanneden uygulayıcılar, verdikleri kiloları aynı hızda geri almaktadır. Bireylerin tüketim alışkanlıklarında ise herhangi bir olumlu davranış gelişmesi sağlanmamaktadır.

Bu bağlamda moda diyetlerin aksine beslenme programının tamamen kişiye özel olması gerekir. Uygulanacak program kişinin sadece yaşına, kilosuna, boyuna, cinsiyetine değil; hareketliliğine, sosyal ve iş yaşamına hatta ekonomik ve kültürel durumuna, sevdiklerine ve sevmediklerine göre düzenlenmeli. Bir uzamanın desteği ile sürecin tamamlanması en önemli ayrıntıdır. Sizi ve bedeninizi iyi tanıyarak, hayal yerine gerçeği tasvir ederek gerçekten ulaşabileceğiniz beden ölçülerini ve zamanı eksiksiz aktarmalıdır.

Biz Sebi Simyacı olarak diyoruz ki; her bedenin kendine göre şekillenmiş mükemmel bir dengesi vardır. Çeşitli rahatsızlıklar ve olumsuz süreçler ile vücudumuz istemediğimiz bir görünüme kavuşabilir. Bu sorunu çözmenin yolu günlük söylemlerin dışında bir uzmanın desteği ile yola çıkarak süreci tamamlamaktır.

Sağlıkla Kalın…

Yorum Bırak